Archive for 03 Ekim 2012

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Batıl Yönetim Kurulu Kararları

  • YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NA GÖRE BATIL YÖNETİM KURULU KARARLARII- GİRİŞ

    Anonim şirketlerde idare ve temsil görevi yönetim kurulunca yerine getirilir. Yönetim kurulu bu yetkisini kullanırken çeşitli kararlar alır, şirketi bağlayıcı iş ve işlemler gerçekleştirir ve sözleşmeler tanzim eder. Ancak, kurul, alacağı kararların içeriği konusunda sınırsız bir özgürlüğe sahip değildir. Diğer bir ifadeyle, yönetim kurulu kararları esas itibariyle iptal edilememekle birlikte, bazı hallerin varlığı durumunda yönetim kurulunca alınan kararların batıl yani geçersiz olduğunun tespiti mahkemeden talep edilebilmektedir. Düzenlemenin amacı, yasal gerekçede, dava olanağını tanıyarak ve iptal edilebilir kararlarla bâtıl kararlar arasındaki farka açıklık getirerek pay sahibinin korunmasını güçlendirmek olarak belirtilmiştir.

    II- HANGİ YÖNETİM KURULU KARARLARININ BATIL OLDUĞUNUN TESPİTİ İSTENEBİLİR?

    Yönetim kurulunun aldığı hangi kararların batıl olduğu, yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 391. maddesinde ele alınmıştır. Bu maddede öncelikle, eşit işlem ilkesine aykırı olan yönetim kurulu kararlarının geçersizliğinin tespiti yönünde mahkemeye başvurulabileceği ifade edilmiştir. Yeni kanunun 357. maddesinde pay sahiplerinin eşit şartlarda eşit işleme tabi tutulacağı belirtilmiş, dolayısıyla, anonim şirket yöneticilerine aynı şartlarda bulunan pay sahiplerine aynı işlemi uygulama, yani nispi eşitlik sağlama zorunluluğu getirilmiştir. Buna göre, maddede öngörülen eşit işlem ilkesini zedeleyecek yönetim kurulu kararlarının batıl olduğu gerekçesiyle mahkeme zeminine taşınması mümkün olacaktır.

    Yasada, söz konusu davanın kimler tarafından açılabileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak, maddedeki hükümlerden pay sahiplerinin, denetçilerin, hatta karara katılmayan yönetim kurulu üyelerinin bile dava açmasına engel bir durum olmadığı kanaati oluşmaktadır. Bazı akademisyen hukukçulara göre herkes yönetim kurulu kararının batıl olduğu iddiasıyla dava açabilecektir.(1)

    Ayrıca yine yeri gelmişken belirtmek gerekir ki, buradaki tespit davası ile ilgili bir süre öngörülmemiş, tespit davası açma hakkı bir hak düşürücü süreye bağlanmamıştır. Bu durum, batıl kararların hiçbir şekilde geçerlilik kazanamayacağı yönündeki gerçekliğin doğal bir sonucudur. Aksi durumda, belirli bir süre sonunda adalete, eşitliğe ve temel hukuk kurallarına aykırı bir karar yürürlük kazanacak ve bunun kaynağını da yasal yollardan elde etmiş olacaktır.

    Dava konusu olabilecek yönetim kurulu kararlarından biri de, anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen kararlardır. Maddeye ilişkin gerekçede de yer aldığı üzere, örneğin anonim şirketlerde pay sahiplerinin sahip oldukları payla sınırlı olan sorumluluğunu göz ardı edecek nitelikte, bilanço açıklarını kapatmada bütün pay sahipleri için ek ödeme konulması şeklinde alınacak kararlar veya üye olmayan bir kişinin yönetim kurulunda üye haklarına sahip kılınması gibi organsal yapıya aykırı kararların batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilecektir. Aynı şekilde, sermayenin korunması ilkesini zedeleyecek nitelikte örneğin, pay sahibinin sermaye hakkını ortadan kaldırıcı veya kısmen de olsa kayba uğratıcı nitelikteki kararlar geçerlilik kazanamayacak, baştan itibaren hüküm ifade etmeyecek kararlar olacaktır.

    Yasanın 391. maddesinde; pay sahiplerinin özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmaları kısıtlayan ya da güçleştiren kararların da batıl olacağı ifade edilmiştir. Bu türdeki kararlara, kanunun 437. maddesinde öngörülen ve pay sahiplerine bilgi alma/inceleme hakkı tanıyan düzenlemelere aykırı yönetim kurulu kararları örnek gösterilebilir. Yine iptal davasının açılabilmesinin yönetim kurulunun onayına tâbi tutulması; kâr elde etmek ve paylaşmak amacının terki gibi kararlar maddeye ilişkin gerekçede batıl yönetim kurulu kararlarına örnek olarak gösterilmiştir.

    Bilindiği üzere, batıl kararlar veya batıl sözleşmeler, mutlak butlanla sakat olan, kanunun özellikle emredici hükümlerine, kamu düzenine aykırı nitelikler veya unsurlar taşıyan metinlerdir. Bu husus, yeni Borçlar Kanunu’nun 27. maddesinde, Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüzdür şeklinde ifade edilmiştir. Dolayısıyla, batıl karar ve sözleşmeler doğdukları andan itibaren hüküm ifade etmediği gibi ilerleyen zamanlarda da hayatiyet kazanamamakta ve bu tür kararların geçersizliğinin tespiti her zaman talep edilebilmektedir.

    Diğer taraftan, ticaret kanununun 391. maddesinde, diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin yönetim kurulu kararlarının da batıl olduğu belirtilmiştir. Yasada zorunlu organların devredilemez nitelikteki görev ve yetkileri açıkça sayılmıştır. Buna göre, yasanın 375. maddesinde yönetim kurulunun, 397 ve 398. maddelerinde denetleme kurulunun ve 408. maddesinde de genel kurulun devir edemeyeceği nitelikteki kararlar açıklanmıştır. İşte, bu maddelerde yer alan düzenlemelere aykırı olan yetki devirlerine ilişkin yönetim kurulu kararları batıldır. Örneğin, yasanın genel kurulun devredemeyeceği yetkilerini düzenleyen 408. maddesinde, yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücretler ile huzur haklarının genel kurulca belirleneceği açıkça ifade edilmiş iken, yönetim kurulunun alacağı bir kararla, bu yetkiyi kendisinde toplaması o kararı baştan itibaren geçersiz kılacak ve bu kararın batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilecektir.

    Burada, yönetim kurulunun batıl kararlarının kaynağının genel kurul kararına dayanmasının da bir anlam ifade etmeyeceğini vurgulamak yerinde olacaktır. Böyle bir durumda da, örneğin genel kurulun kanunen kendisine ait bir yetki olan yönetim kurulu üyelerinin ücretlerini belirleme yetkisini açık bir karar ile yönetim kuruluna devretmesi de baştan itibaren hükümsüz bir genel kurul kararı niteliğinde olacaktır. Burada yönetim kuruluna düşen yükümlülük, genel kurulca alınan bu batıl kararı uygulamaya koymamaktır.

    Yine bu noktada belirtmek gerekir ki, pratikte tam aksi bir durumun da gerçekleşebilmesi mümkündür. Yani, yönetim kurulu kendisine ait olmayan bir yetkiyi kullanabileceği gibi, kanunen kendisine verilen bir yetkiyi başka bir organa devretmek şeklinde de hareket edebilir. Örneğin, yasanın 375. maddesinde müdürlerin atanması ve görevden alınması ile ilgili yetki açıkça yönetim kuruluna tanınmış iken, kurulun, bu yetkiyi denetleme kuruluna devretmeye yönelik bir karar veya eylemi de aynı şekilde hükümsüz olacaktır. Bu noktada amaçlanan elbette, her organın temel görevlerini koruması ve yetkilerin birbirine devri yoluyla bir yetki/sorumluluk karmaşası yaşanmasının önüne geçilmesidir.

    III-SONUÇ

    Yeni ticaret kanununda batıl yönetim kurulu kararlarının belirli halleri ele alınmış ve bu tür kararların genel çerçevesi çizilmiştir. Bu genel hatlara göre, yönetim kurulu alacağı kararların özellikle yasaların emredici hükümlerine, temel hukuk kurallarına, kişisel haklara, kamu düzenine, eşitlik ilkelerine aykırı olmamasına özen gösterecektir. Aksi durumda, hukuken geçersiz bir kararı almakla kalmayıp bunu uygulamaya da geçirecek ve böylece kanuna aykırı, telafisi güç veya imkansız uygulamalar gerçekleştirmiş olacaktır. Batıl kararların geçersizliği ise ancak açılacak bir tespit davası sonucunda verilecek yargı kararına dayanılarak ileri sürülebilecektir.

    (1) Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, a.g.e sh.304

    Özdem SATICI TOPRAK
    Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Başmüfettişi

Elektronik Genel Kurullar Dönemi Başlıyor

Önemli bir yenilik daha: Merkezi Kayıt Kuruluşu Türkiye’de elektronik genel kurullar dönemini başlatıyor!

Türk Ticaret Kanunu’nun 1527. maddesiyle genel kurullara elektronik ortamda katılma ve oy kullanma sistemi borsaya kote şirketler açısından zorunlu hale geldi. Bu kapsamda, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın düzenlemeleri çerçevesinde borsaya kote şirketlerin yapacakları genel kurul toplantıları, 1 Ekim 2012 tarihinden itibaren Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun (MKK) geliştirdiği Elektronik Genel Kurul Sistemi (EGKS) üzerinden yapılacak.

Endüstri standartlarını belirleyen uluslararası düzenlemelerin gereklerini yerine getiren ve yenilikçi özgün uygulamaları dünyadaki örneklerinden daha önce sunan EGKS, başta Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Sermaye Piyasası Kurulu olmak üzere ilgili tüm paydaşların desteği ve görüşü alınarak hazırlanan dinamik ve özgün bir sistem.

Türk Ticaret Kanunu’nun 1527. maddesi ve İstanbul Finans Merkezi 49 No’lu Eylem Planı çerçevesinde MKK tarafından hazırlanan ve kapsamı açısından dünyada bir ilk olan EGKS 1 Ekim 2012 tarihinde devreye alındı. “İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Strateji Belgesi”nin 49. eylemi olan “Kaydi ortaklık haklarının elektronik ortamda kullanımı” eyleminde sorumlu kuruluş olarak görevlendirilen MKK,ortaklık haklarının elektronik ortamda kullanımını ve genel kurulların tek bir merkezden yapılabilmesini sağlayacak EGKS projesinin tüm bileşenlerini ve yazılımını tamamlayarak borsaya kote şirketlerin ve yerli/yabancı tüm yatırımcıların hizmetine açtı.

Sadece borsaya kote şirketlerin değil, isteğe bağlı olarak Türkiye’deki tüm anonim şirketlerin MKK üzerinden kullanabileceği EGKS; şirketler, pay sahipleri, temsilciler, aracı kuruluşlar ve diğer paydaşlar açısından genel kurul öncesindeki, toplantı anındaki ve sonrasındaki bütün işlemlerin elektronik imzayla yapılabildiği ve iletişimin e-MKK Bilgi Portalı/e-posta/SMS yoluyla sağlandığı bir bilişim sistemi olarak kuruldu. Genel kurul toplantılarına ilişkin ön hazırlık ve yasal merasimlerin elektronik yöntemle yerine getirilebildiği EGKS ile, toplantı anına ilişkin her türlü işlem elektronik olarak gerçekleştirilebiliyor.

EGKS, şirket ortaklarının paylarını bloke etmeden elektronik ortamda işlem yapabilmelerine, temsilci tayin edip oy talimatı verebilmelerine, fiziki ortamda yapılmakta olan toplantıyı eş zamanlı olarak takip edebilmelerine, görüntü ve ses aktarımı sayesinde fiziken genel kurula katılmaksızın internet erişimi olan her yerden genel kurulu canlı olarak izleyebilmelerine, görüşülen gündeme ilişkin görüş ve önerilerini eş zamanlı olarak gönderebilmelerine, ilgili gündemin oylamasına geçilmesi ile birlikte oylarını toplantıya fiziken katılanlarla eş zamanlı olarak kullanabilmelerine ve tüm süreçlere ilişkin bilgi ve bildirimleri anlık olarak alabilmelerine olanak tanıyor.

MKK’nın devreye aldığı e-MKK Bilgi Portalı’nın önemli bileşenlerinden biri olarak birçok yeniliği içinde barındıran EGKS’ye ilişkin eğitimler, MKK ve Sermaye Piyasası Lisanslama, Sicil ve Eğitim Kuruluşu A.Ş. işbirliğiyle uzaktan erişimli elektronik eğitim platformu üzerinden verilmekte olup, yatırımcılar eğitimlerden ücretsiz faydalanabilecek.

Şirketler tarafından belgelerin ve duyuruların İngilizce yayınlanması ve genel kurul görüşmelerinin eş zamanlı İngilizce çevirilerinin yapılması durumunda EGKS İngilizce dil seçeneği ile şirketlerin yabancı ortaklarının toplantıları takibini kolaylaştıracak ve katılımı arttıracak. Uluslararası standartlar ile AB Direktiflerine uygun ve dünyadaki örneklerinin ötesinde bir sistem olan EGKS, sınır ötesi oy kullanma ve proxy (vekalet) engellerini (genel kurul blokajı, fiziki vekalet belgesi ibrazı vb.) ortadan kaldırıp gerek yabancı ortakların gerek temsilcilerinin genel kurul belgelerine zamanında ve tam erişimini ve kolayca oy kullanmalarını sağlayacak.

EGKS, uygulayacak şirket sayısının çokluğu, şirketlere ve yatırımcılara sunduğu olanakların çeşitliliği, barındırdığı yenilikler ve kapsamı itibariyle pay sahiplerinin oylarını elektronik ortamda kullanabildiği bir sistemden çok daha fazlasını sunuyor.

EGKS şirketlerimizin kurumsal yönetim etkinliğinin, uluslararası alanda kabulünün ve rekabet gücünün artırılmasına katkıda bulunacak. Ayrıca, ortaklar ve şirketler arasında artan bilgi alışverişi, şeffaflık ve uluslararası mevzuatla uyum gösteren yapısı sayesinde Türkiye’nin küresel çapta yatırımcılar açısından daha cazip hale gelmesine ve İstanbul’un Uluslararası Finans Merkezi projesine önemli bir katkı sağlayacak.

Bankalar Birliği’nden Kobi’lere Döviz Dersi

Bankalar Birliği’nden Kobi’lere Döviz Dersi

Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) bankacılık ve finans e-eğitim sitesinde ‘Döviz Riskinden Korunma’ konulu,

Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) bankacılık ve finans e-eğitim sitesinde ‘Döviz Riskinden Korunma’ konulu, ücretsiz video eğitimler yayınlanmaya başlandı. Reel sektör ve KOBİ’lerin ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlanan eğitim videoları TBB’nin Bankacılık Eğitim Sitesi, www.tbb-bes.org.tr üzerinden hiç bir ücret ödemeden izlenebiliyor.

‘Döviz Riskinden Korunma’ konulu video 2 parçadan oluşuyor. Eğitimlerde, döviz kuru risklerini anlatılıyor ve döviz alım ve satış ihtiyacı durumlarında bu risklerin nasıl bertaraf edileceğine ilişkin bilgiler veriliyor. Eğitimler, ‘Döviz Riski ve Forward, Opsiyon Tanım Çeşitleri ve örnekler’, ‘Yapılandırılmış Opsiyon ve İşlem Hazırlıkları’ konularında alt başlıklardan oluşuyor.

Söz konusu video eğitiminden herkesin ücretsiz ve kolayca yararlanabileceğini kaydeden Mesleki Gelişim Kurumsal İletişim Grup Başkanı Ali Güngör şunları söyledi:

“Reel sektörün ve KOBİ’lerin risklerden korunması için bu eğitimlerin önemli olduğunu düşünüyoruz. Sektör profesyonellerinin döviz riski yönetiminde bu eğitimlerden faydalanacağına inanıyoruz. E-eğitimler bankacılık sektörü için son derece önemli bir hizmet. Bugüne kadar BES’te, hem finansal hem de kişisel gelişim konularında verilen kurslarla 200 binin üzerinde kişiye eğitim hizmeti sunduk. Bankacılık sektörü için son derece güvenilir bir kaynak olan site, sektörün eğitimine katkıda bulunmaya devam edecek.”

TBB, Bankacılık Eğitim Sitesi (BES) üzerinden bankacılık ve finans sektörü olmak üzere tüm sektör profesyonellerine uzaktan eğitim sunuyor. BES eğitimleri arasında; ‘Temel Bankacılık’, ‘Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörün Finansmanı ile Mücadele’, ‘Hazine Desteğinden Yararlanmak Suretiyle KGF AŞ Kefaleti ile Kullandırılacak Krediler’, ‘KGF Desteğiyle KOBİlere Kullandırılacak Kredilerde Kefalet Sistemi’ ve ‘Konut Finansmanı Sistemi’ eğitimleri veriliyor.

Cep Telefonu ve Cüzdünı birleştirerek Mobil Uygulamasına geçiliyor

Bu haber hayatımızı kolaylaştıracak!

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası`nın (TCMB) mevcut ödeme sistemlerini değiştirecek kanun ile ilgili çalışmaları mobil ödeme sistemleri sektörünü heyecanlandırdı.

GSM operatörleri ile birlikte sürece hazırlanan mobil ödeme sistemleri sektörü, cep telefonu ve cüzdanı birleştirecek Mobil Cüzdan uygulaması için gün sayıyor.

Mobil Servis Sağlayıcı İş Adamları Derneği`nden (MOBİLSİAD) yapılan açıklamaya göre, ödeme sistemleri alternatiflerinin artmasını sağlayacak bir kanun taslağının hazırlığını tamamlamak üzere olan Merkez Bankası üzerinde çalıştığı `Ödeme Sistemleri ve Hizmetleri ile Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı`nı 5-6 ekim 2012 tarihlerinde Abant`ta yapacağı organizasyonla tanıtacak.

Açıklamada tasarıya ilişkin değerlendirmelerine yer verilen MOBİLSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Mobil Ödeme Komisyonu Başkanı Yılmaz Kurtay, 200 milyon liralık mobil ödeme sistemleri pazarının kanun ile birlikte 3 yıl içerisinde 1.5 milyar liraya çıkacağını belirtti.

Mobil ödeme sistemleri sektörü ve GSM operatörlerinin bu süreci yakından takip ettiklerini ifade eden Kurtay, `Hazırlıklar son aşamasında. Çok yakında cep telefonu ve cüzdanı buluşturacak Mobil Cüzdan uygulamaları hayatımıza girecek. Akıllı telefonlarda bulunan Yakın Alan İletişimi (NFC) teknolojisini kullanacak olan uygulamayı cep telefonuna indiren tüketiciler, kredi kartı bilgilerini entegre ederek, Mobil Cüzdan`a sahip olacaklar. Kredi kartı taşımaktan kurtulacak tüketiciler, cep telefonlarını okutarak alışveriş yapabilecekler` değerlendirmesinde bulundu.

LİSANSLAR MERKEZ BANKASI`NDAN

Merkez Bankası`nın 2001 yılından bu yana kanun tasarısı ile ilgili çalışma yürüttüğünü hatırlatan Kurtay, mobil ödeme sistemlerinin şu anda bir kanuni karşılığı bulunmadığını, tasarı yasalaştığı andan itibaren bütün pazarın regüle edilmesi söz konusu olduğunu dile getirdi.

Yasa ile birlikte GSM operatörleri için hayatın tamamen değişeceğini bildiren Kurtay, `Operatörler Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu`ndan (BTK) aldıkları mevcut iletişim lisansları ile bu işi yapıyorlar. Ancak kanun çıktıktan sonra operatörler Merkez Bankası`ndan ödeme hizmeti ile ilgili lisans almak durumunda kalacaklar. Lisans ile ilgili detaylar da Abant toplantısında belirlenecek` diye konuştu.

YABANCI YATIRIMCILAR DA KANUNU BEKLİYOR
Çalışmaların Avrupa Birliği müktesebatı çerçevesinde yürütüldüğünü ve kanunun 2 yıl içerisinde yürürlüğe girmesini beklediklerini ifade eden Kurtay, kanunun ödeme sistemi, ödeme hizmeti ve elektronik para uygulamalarını yakından etkileyeceğine işaret etti.

Mobil ödeme alanındaki yabancı yatırımcıların da bu kanunun çıkmasını beklediklerini ifade eden Kurtay, Türkiye`deki yabancı firmaların da Merkez Bankası`ndan lisans almak durumunda kalacağını ve Türkiye pazarına yeni girecek yabancı firmaların da kanunun bir an önce çıkmasını istediklerini belirtti.

Türkiye`de elektronik ticaretin sadece yüzde 1`lik kısmının mobil ödeme sistemleri ile yapıldığına dikkat çeken Kurtay, kanun ile birlikte bu oranın 2015`te yüzde 10`lar seviyesine çıkacağını vurguladı.

Tüketicilerin mobil ödeme sistemlerinin yaygınlaşması ile birlikte kendilerini çok daha güvende hissedeceklerini belirten Kurtay, `Kanun ile birlikte mobil hizmeti lisansı alan kuruluşlar kim ise, tüketiciler karşılaştıkları herhangi bir sorunda muhatap bulmuş olacaklar. Bu da tüketicilerin bu sistemi daha güvenli bir şekilde kullanmalarını sağlayacak` dedi.

MOBİL CÜZDAN HAYATI KOLAYLAŞTIRACAK

İnsanların evlerinden çıkarken yanlarına 3 şeyi almayı unutmadıklarını söyleyen Kurtay, `Cep telefonu, cüzdan ve anahtar insanların vazgeçilmezi olmuş durumda. Mobil ödeme hizmetleri ve cep telefonu teknolojisi bir araya geldiğinde ortaya muhteşem bir ödeme sistemi çıkmış olacak` diye konuştu.

GSM operatörlerinin yıl başına kadar Mobil Cüzdan`ı hayata geçireceklerini açıklayan Kurtay, şunları kaydetti:

`Hazırlıklar son aşamasında. Akıllı telefonlarda bulunan Yakın Alan İletişimi (NFC) teknolojisini kullanacak uygulamayı cep telefonuna indiren tüketiciler, kredi kartı bilgilerini entegre ederek, Mobil Cüzdan`a sahip olmuş olacaklar. Kredi kartı taşımaktan kurtulacak olan tüketiciler, cep telefonlarını okutarak alışveriş yapabilecekler. Bu sistem banka sistemleri ile entegre çalışacak.`

Enflasyon Açıklandı

ENFLASYON AÇIKLANDI

  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) eylül ayına ilişkin enflasyon rakamlarını açıkladı.

    Açıklanan rakamlara göre Eylül ayında TÜFE’de yüzde 1,03, ÜFE’de ise üzde 1,03 oranında artış kaydedildi.

    Yıllık bazda ise TÜFE yüzde 9,19 oranında artarken, ÜFE’deki artış yüzde 4,03 oldu

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre aylık enflasyona en yüksek katkıyı 0.56 puanla gıda grubu yaptı.

    Eylülde en yüksek fiyat artış yüzde 18.9 ile alkol ve tütün grubunda görüldü. Ağustos ayında TÜFE yüzde 0.56 artmıştı. Eylülde TÜFE yıllık yüzde 9.19, ÜFE yüzde 4.03 oldu.

    PATLICAN ZAM ŞAMPİYONU

    TÜİK`e göre, tüketici fiyatları bazında Eylül ayında fiyatı en çok artan ürün yüzde 33,49 ile patlıcan olurken, fiyatı en fazla düşen ürün ise yüzde 19,47 ile taze balık oldu.

  • Önemli Not: TUİK in yıllardan beri açıklamış olduğu enflasyon rakamlarını kesinle inandırıcı bulmuyorum.
    Bir kaç kalemi kontrol altında tutmak genele yapmamak, hükümete yaranmak adına enflasyonu düşük tutmak için büyük çaba içine girmek hiçde hoş değil.
    Bana göre AKP iktira geldiğimden beri enflasyon %40 ın aldına asla düşmedi.