Yeni Düzenlemeler Işığında Denetim Komitesi Uygulamaları Semineri

Yeni düzenlemeler ışığında Denetim Komitesi uygulamaları nasıl olmalı

Türkiye İç Denetim Enstitüsü olarak katkıda bulunduğumuz TÜSİAD İç Denetim Alt Çalışma Grubu tarafından düzenlenen, “Yeni Düzenlemeler Işığında Denetim Komitesi Uygulamaları Nasıl Olmalı?” başlıklı seminer, 11 Haziran 2012 tarihinde Yapı Kredi Plaza’da yapıldı.

Seminerin açılış konuşmaları TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Şirket İşleri Komisyonu Başkanı Cansen Başaran Symes ile Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Prof. Dr. Vedat Akgiray tarafından gerçekleştirildi.

TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Tayfun Bayazıt, konuk konuşmacı olarak katıldığı seminerde, finans sektörü açısından denetim komitelerini konusunu ele aldı. TÜSİAD İç Denetim Alt Çalışma Grubu Başkanı ve TİDE Onursal Başkanı Ali Kamil Uzun, TÜSİAD İç Denetim Alt Çalışma Grubu’nun kaleme aldığı “Uygulama Örnekleri ile Birlikte, A’dan Z’ye Denetim Komitesi” başlıklı raporu bir sunum eşliğinde tanıttı. Raporun tanıtımının ardından, TÜSİAD Kurumsal Yönetim Çalışma Grubu Başkanı Dr. Murat Doğu da söz konusu raporun özel sektör uygulamaları bakımından değerlendirmesini yaptı.

Seminerde ayrıca, oturum başkanlığını Kom Ferry International Ülke Müdürü Şerif Kaynar’ın gerçekleştirdiği “Etkin Denetim Komitesi için Beklentiler” başlıklı bir panel de düzenlendi. Panelde, TİDE Yönetim Kurulu Başkanı ve Coca Cola İçecek İç Denetim Direktörü Özlem Aykaç, Turcas Petrol Hissedar Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Aksoy, Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yılmaz Gökoğlu ve Borusan Holding Denetim Komitesi Başkanı Sedat Eratalar, yaptıkları konuşmalar ile “Etkin Denetim Komitesi için Beklentiler” konusunu farklı yönetim kademeleri açısından değerlendirdiler.

______________________________________________________________

Finans Sektöründe Denetim

Denetim işlevi açısından Finans sektörünün anlam ve önemi

Paydaşları doğru ve zamanlı bilgilendirme ihtiyacı Yönetim kurulunun önemli bir organı Ekonomik krizler ile finans sektörü ilişkisi;

❖ boyutu ve frekansı

❖ hem sebebi hem de çözüm yeri Sistemik risk boyutu

Büyümenin motoru, büyüme ve makro dengelerin ilişkisi

Muhasebe politikalarıyla, iç denetçiler ve finans yönetimi arasında iletişim hattı kurmak ve devamlılığı sağlamak…

Denetim Komitesinin asli sorumluluğu

Denetim Komitesi’nin görevleri, mevzuat bunu nasıl düzenledi?

Finansal ve operasyonel faaliyetlerin gözlem altında tutulmasını sağlamak

Mali tabloların gerçeğe uygunluğu ile ilgili olarak yönetim kuruluna görüş bildirmek

İç ve dış denetimin sağlıklı bir şekilde yapılmasını sağlamak

Muhasebe sistemi, finansal bilgilerin kamuya açıklanması, bağımsız denetimi

ve iç kontrol sisteminin işleyişinin ve etkinliğinin gözetimi yapmak

Şikâyet ve bildirimleri incelemek ve gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak

Bağımsız denetim kuruluşunun seçimi ve bağımsız denetim kuruluşunun her aşamadaki çalışmalarını gözetmek

Bağımsız denetim sonuçlarını ve varsa görüş bölümündeki yorumlan inceleyerek, bağımsız denetçinin yönetime yapmış olduğu tavsiyelerin akıbetini kontrol etmek

İç denetimin sunmuş olduğu raporları ve sonuçları incelemek

Şirketin yıllık mali tablolarını gözden geçirerek doğruluğunu ve kendilerine iletilen bilgilere uygunluğunu belirlemek

Mali tabloların hazırlanması esnasında ortaya çıkabilecek önemli görüş ayrılıklarını, muhasebeye ve raporlamaya ilişkin önemli hususları gözden geçirmek

Denetim komitesi, yönetim kurulu adına iç ve dış denetim sürecinin uygulama etkinliğini, katma değerini, muhasebe, mali raporlama ve iç sistemlerin işleyişi ve yeterliliğini gözetmekle sorumlu olduğu için bu yönüyle yönetim kurulu için güvence sağlayan bir işleve sahiptir.

Denetim komitesi üyelerinin söz konusu işlevlerinin gereği olan sorumluluklarından ötürü görevleri ile ilgili konularda bilgi ve deneyim sahibi olmaları gerekmektedir.

Denetim Komitesi üyeleri mutlaka yeterli derecede muhasebe, mali raporlama, iç kontrol, iç ve dış denetim, risk yönetimi, ulusal ve uluslar arası düzenlemeler ve standartlar hakkında bilgi sahibi olmalıdır.

Komite üyeleri kendi uzmanlık alanlarına girmeyen bir durumla karşılaştıklarında dışarıdan konunun uzmanları ile çalışabilmeli, danışman kullanabilmelidir.

Türkiye uygulamaları…..

SPK tarafından çıkarılan Kurumsal Yönetim İlkelerinin 31 Aralık 2012 tarihinden itibaren Borsaya kote şirketler tarafından uygulanması zorunlu,

Kurumsal yönetim ilkelerinin bankalar açısından uygulanabilir hale gelmesine imkan tanımak için 1 yıl geçiş süreci getirildi

Kurumsal Yönetim İlkelerinde Yönetim Kurulu Bünyesinde Oluşturulan Komiteler içerisinde Denetim Komitesine de yer verildi.

SPK Mevzuatına göre Halka açık bankalarda SPK’nun belirlediği kriterlere uygun bağımsız üyelerden oluşan bir denetim komitesi oluşacak.

Halka açık olmayan bankalar için ise Bankacılık Kanununa uygun olarak icrai görevi bulunmayan üyeler arasından seçim yapılacaktır.

Ancak bankaların denetim komitesine seçilecek üyeler için İç Sistemler Yönetmeliğinde denetim komitesine atanacak üyelerin özellikleri detaylı olarak belirtilmiştir.

Bankacalık Kanunu ve alt düzenlemelerinde Bankacılık Kanununun Denetim Komitesine ayrı bir önem atfettiği ve bu komitesinin görev ve sorumlukları ve yukarıda belirtildiği üzere seçilmesine ilişkin çok detaylı düzenlemeler yaptığı görülmektedir.

Bankacılık Kanununun 24. Maddesinde; Bankaların, yönetim kurullarınca yönetim kurulunun denetim ve gözetim faaliyetlerinin yerine getirilmesine yardımcı olmak üzere denetim komitesi olusturulacağı, Denetim komitesinin en az iki üyeden oluşacağı ve denetim komitesi üyelerinin icraî görevi bulunmayan yönetim kurulu üyeleri arasından seçileceği hüküm altına alınmıştır

Yine aynı maddede; Denetim komitesinin, yönetim kurulu adına;

Bankanın iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemlerinin etkinliğini ve yeterliliğini,

Bu sistemler ile muhasebe ve raporlama sistemlerinin bu Kanun ve ilgili düzenlemeler çerçevesinde işleyişini ve üretilen bilgilerin bütünlüğünü gözetmek,

Bağımsız denetim kuruluslarının yönetim kurulu tarafından seçilmesinde gerekli ön değerlendirmeleri yapmak,

Yönetim kurulu tarafından seçilen bağımsız denetim kuruluşlarının faaliyetlerini düzenli olarak izlemek,

Bu Kanun kapsamında ana ortaklık niteliğindeki kuruluşlarda, konsolide denetime tâbi kuruluşların iç denetim işlevlerinin konsolide olarak sürdürülmesini ve eşgüdümünü sağlamakla görevli ve sorumlu olduğu ifade edilmiştir.

Denetim komitesi, altı aylık dönemleri aşmamak kaydıyla faaliyetlerinin sonuçları ile bankada alınması gereken önlemlere, yapılmasına ihtiyaç duyulan uygulamalara ve bankanın faaliyetlerinin güven içinde sürdürülmesi kuruluna bildirmekle yükümlüdür.

Yine Bankacılık Kanununa istinaden çıkarılan İç Sistem Yönetmeliğinde Denetim Komitesinin yetki ve sorumluluklarına detaylı olarak yer verilmiştir.

Uluslararası uygulamalar; benzerlikler ve farklılıklar…

Son yıllarda yönetim kurulu, denetim komiteleri, yönetim, iç denetçiler, bağımsız denetçilerin görevleri ve bu gruplar arasındaki ilişkilerde oldukça önemli değişimler oluşmuştur. Bu değişimi hızlandıran ana nedenlerden birisi, kurumsal güvenilirliğin gelişimi için artan kamuoyu baskısıdır.

Avrupa Birliğine üye ülkeler, Avrupa Komisyonu (European Commission-EC) bünyesinde denetim komitesi uygulamasını aktif bir şekilde destekleyerek güven duyulan etkin piyasa yapısına ulaşmayı hedeflemektedir.

Denetim komitelerinin belirli görevleri kuruluştan kuruluşa, gözetim sorumluluğunu arttırma eğilimi gözlenmesine rağmen, ülkeler arasındaki kültürel, politik ve ekonomik farklılıklar yüzünden değişim gösterebilmektedir.

Öncelikle görev ve sorumluluk açısından çeşitli ülkelerdeki uygulamalarla Türkiye’deki uygulamaların benzerlik gösterdiğini söyleyebiliriz.

Türkiye’deki şirketler ilgili düzenlemelerde tanımlanan işlevlerden sorumludur. Ana başlıklarıyla; mali tablolar ve duyurularda, bağımsız denetim kuruluşuyla ilgili gelişmelerde, iç denetim ile iç kontrol uygulamalarında ve yasaların öngördüğün düzenlemelere uygunluk konularında çeşitli Avrupa ülkeleri ile Türkiye birbirlerine paralellik göstermektedir.

Genel hatları ile bakıldığında denetim komitesi üyelerinin seçilmesi, sayısı aranan nitelikler (bağımsız üyelerin sayısı vb) gibi hususlarda farklı uygulamalar olduğu görülmektedir.

Geçmiş dönemde yaşanan büyük yolsuzluklar ve 2008 yılında başlayan küresel krize yol açan etmenler, ekonomik ve finansal hataların yanı sıra kurumsal yönetimden kaynaklanan hatalara işaret ediyor…

*Enron/Worlcom, Parmalat gibi olaylar neticesinde, dış denetim ve finansal raporlamaya yönelik içsel kontroller, Sarbanes Oxley Section 404 kapsamında yapılması gereken kontroller üzerine yoğunlaşıldı

* Yeni dönemde ise yönetim kurulunun rolü, şefaflık, hesap verilebilirlik ve risk yönetiminin önemi daha net ortaya çıktı.

❖ Yönetim Kurulu üyelerinin niteliği, yeterliliği ve etkinliği (riskleri anlayacak ve yönetimi

sorgulayacak kadar bilgi birikiminin olmaması); Yönetim kurullarında icrai görevi bulunmayan üyelerin bulunması gibi hususlarının yanısıra bankacılık tecrübesi ve deneyimi de aynı derecede önemli. ABD’de 8 büyük ölçekli bankanın bağımsız yönetim kurulu üyelerinin 2/3’ü nün bankacılık deneyiminin olmadığı gibi bunların çoğunun teknik komitelerde görev aldığı tespit edilmiştir.

*Ayrıca bir başka çalışmada ise icrai görevi olmayan üyelerin %40’ının başka kurumlarda da görevi olduğu tespit edilmiştir.

Özellikle risk ve denetim komiteleri için deneyimli eleman bulmak zor.

Pratikte karşılaşılabilecek en büyük sorun, finansal kurumlar ve özellikle bankalar için denetim komitesi üyelerinin kendilerine atfedilen görev ve sorumlulukları yerine getirecek eğitim ve bilgi düzeyine sahip olmalarının yanı sıra, bunu sağlayacak iş akışları raporlama ve değerlendirme proseslerinin olması büyük önem arzetmektedir.

Yönetim Kuruluna/denetim komitesine bilgi akışının yeterliliği:

Yapılan bir çalışmada Denetim komitesi üyelerinin %46’sı şirketlerinin karşı karşıya olduğu iş risklerini tespit edecek süreçleri olduğunu, %38’i aldıkları risk raporlarının yeterli olduğunu ifade etmişlerdir.

Yaşanan küresel finansal kriz, bankaların taşıdıkları riskler bunların etkin olarak yönetilmesi ve yol açacağı sonuçlar açısından Yönetim Kurulu ve komitelerinin etkin bir şekilde çalışmasının önemini de ortaya koymaktadır.

Tayfun BAYAZIT 11 Haziran 2012

İç Denetim Farkındalık Etkinlikleri

 

İç Denetim Farkındalık Etkinlikleri

İç Denetim Farkındalık Ayı etkinlikleri kapsamında 13 Haziran 2012 tarihinde KPMG Türkiye’nin Kavacık ofisinde düzenlenen “Fark Yaratan Birim: İç Denetim” adıyla düzenlenen seminere katılım yüksekti. 

Açılış konuşmasını KPMG Türkiye Risk Yönetimi Danışmanlığı Bölüm Başkanı, Sn. İdil Gürdil’in yaptığı seminerde konuşmacı olarak yer alan KPMG Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi İç Denetim, Risk ve Uyum Hizmetleri Bölüm Başkanı Sn. Ashley Smith, İç Denetimdeki Global Trendler konulu konuşmasında gelecekte iç denetim faaliyetlerinde odaklanılması gereken alanlara, paydaşların iç denetimden beklentilerindeki değişime ve Yönetişim, Risk ve Uyum’un (GRC) önemine işaret etti.

TİDE Yönetim Kurulu Başkanı, Sn. Özlem Aykaç ise Üst Yönetimin / Genel Müdürün İç denetimden beklentilerine işaret ettiği konuşmasında, iç denetimin klasik bakış açısından farklı olarak danışmanlık ve güvence faaliyeti olduğunu özetleyen yeni iç denetim yaklaşımına da değindi.

Anadolu Grubu Denetim Koordinatör Yardımcısı, Sn. Menteş Albayrak,  konuşmasında İç Denetimde Başarı için Gereken Yetkinlikleri gerçek hayattan da çarpıcı örnekler vererek anlattı. KPMG Türkiye Risk Yönetimi Danışmanlığı Direktörü, Sn. İlker Açıkalın ise kurumsal yönetimin temel dayanağı olan kurumsal yönetim ilkelerinin Yeni TTK’ daki yansımalarına değindi.

 

KPMG Türkiye Risk Yönetimi Danışmanlığı Adli Bilişim Bölümü Müdürü Sn. Göktürk Tamay, Sürekli Denetim – Sürekli Gözetim çözümleri konulu konuşmasında, bu uygulamaların iç kontrol faaliyetleri açısından organizasyonlara sağladığı hem süreç hem maliyet bazlı cazip avantajlara, uygulama seçimi sırasında dikkat edilmesi gereken önemli noktalar ile birlikte teknoloji odaklı yaklaşım yerine içerik, insan, süreç ve teknoloji odaklı karma bir yaklaşımı tercih etmenin faydalarına ve son olarak da yapay zekanın benzer uygulamalarda kullanılmaya başlanması ile ilgili KPMG’nin gerçekleştirdiği test çalışmalarına ve son gelişmelere değindi.

 

 

Tüm Anonin Şirketlerine Bağımsız Denetim Geliyor

Eski Türk Ticaret Kanununa göre, anonim şirketin işlemleri, genel kurul tarafından şirket ortağı olan veya olmayanlar arasından seçilen en az bir, en çok da beş kişiden oluşan murakıplarca denetleniyordu.

Yeni TTK, bu denetim sistemini dolayısıyla da bu denetimi yerine getirmek üzere genel kurulca şirket ortağı olan veya olmayanların murakıp olarak seçilmesine ilişkin düzenlemeleri yürürlükten kaldırmış ve anonim şirketlerin konusunda uzman kişilerce denetlenmesini hüküm altına alarak anonim şirketleri bağımsız denetim kapsamına almıştır.

Bağımsız Denetim ; anonim şirketin finansal tablolarının ve diğer finansal bilgilerinin gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığının tespit edilebilmesi için şirkete ait defter, kayıt ve belgelerin incelenmesidir. Örneğin, şirket bilançosunda; kasada 10.000 TL, bankalarda 50.000 TL olduğu ve şirketin de 100.000 TL kâr ettiği bilgileri yer alıyor ise bu bilgilerin doğruluğu ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, bağımsız denetim kapsamında incelenecektir.

Anonim şirketin bağımsız denetimi, 01/01/2013 tarihinden itibaren bir veya birden fazla bağımsız denetçi ya da bağımsız denetim kuruluşu tarafından yerine getirilecektir. Bağımsız denetçiler veya bağımsız denetim kuruluşu şirket genel kurulunca seçileceklerdir.

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nca, bağımsız denetim yapmak üzere yetkilendirilen Yeminli Mali Müşavirler veya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler bağımsız denetçi olarak görev yapabileceklerdir. Yetkilendirilen kişiler, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumun internet sitesinden ilan edileceklerdir.

Eski TTK’ya göre seçilmiş olan murakıpların görevleri, Yeni TTK uyarınca bağımsız denetçinin veya bağımsız denetim kuruluşunun şirket genel kurulunca seçilmesiyle birlikte sona erecektir. Bağımsız denetçinin de en geç 1 Mart 2013 tarihine kadar seçilmesi zorunludur. Konuyu örneklemek gerekirse, Yeni TTK’ya göre şirketi denetleyecek bağımsız denetçi 31 Ocak 2013 tarihinde seçilmiş ise eski TTK’ya göre seçilmiş olan murakıp veya murakıpların görevleri bu tarih itibariyle sona erecektir.

Halka açık anonim şirketler, banka, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, faktoring şirketleri, finansman şirketleri, leasing şirketleri, varlık yönetim şirketleri, emeklilik fonları, ihraççılar ve sermaye piyasası kurumları ile faaliyet alanları, işlem hacimleri, istihdam ettikleri çalışan sayısı ve benzeri ölçütlere göre önemli ölçüde kamuoyunu ilgilendirdiği için Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nca kamu yararını ilgilendiren kuruluş olarak değerlendirilen anonim şirketlerin bağımsız denetimi, bağımsız denetim kuruluşunca yerine getirilecektir.
Yukarıda sayılan anonim şirketler dışında kalan anonim şirketler ise bağımsız denetimlerini yaptırmak üzere Kurum tarafından yetkilendirilmiş bir bağımsız denetim kuruluşunu seçebilecekleri gibi yine kurumca bağımsız denetim yapmak üzere yetkilendirilmiş olan bir veya birden fazla Yeminli Mali Müşaviri ya da Serbest Muhasebeci Mali Müşaviri de bağımsız denetçi olarak seçebileceklerdir.

 

Türkiye Muhasebe Standartları Değişiklik Yapılması Tebliği

TÜRKİYE MUHASEBE STANDARTLARI HAKKINDA TEBLİĞLERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ SIRA NO: 1

29 Haziran 2012                                                                                  Sayı : 28338

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan:
TÜRKİYE MUHASEBE STANDARTLARI HAKKINDA TEBLİĞLERDE
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ
SIRA NO: 1
MADDE 1 – 13/8/2008 tarihli ve 26966 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 66 Sıra no’lu Finansal Tabloların Sunuluşuna İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 1) Hakkında Tebliğin Ek-1’inde yer alan “TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu” Standardının;
(a) 7 nci Paragrafında yer alan “Dipnotlar” tanımı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Dipnotlar: Finansal durum tablosunda (bilanço), kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosunda (veya tablolarında), özkaynak değişim tablosunda ve nakit akış tablosunda sunulan bilgilere ilave bilgiler içerir. Dipnotlarda, bu tablolarda sunulan kalemlere ilişkin açıklayıcı metinler veya açılımlar ve muhasebeleştirme kriterlerini karşılamadığı için bu tablolarda yer verilmeyen kalemlere ilişkin bilgiler yer alır.”
(b) 10 uncu Paragrafının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(b) Döneme ait kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosu,”
(c) 10 uncu Paragrafının (f) bendinden sonra gelen ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Finansal tablolar için bu Standartta kullanılanlar dışında başlıklar kullanılabilir. Örneğin; bir işletme “kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosu” yerine “kapsamlı gelir tablosu” başlığını kullanabilir.”
(ç) 10 uncu Paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 10A Paragrafı eklenmiştir.
“10A. Bir işletme, kâr veya zarar ile diğer kapsamlı gelirin iki bölüm halinde sunulduğu tek bir kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosu sunabilir. Söz konusu bölümler, ilk olarak kâr veya zarar bölümü, bu bölümün hemen ardından da diğer kapsamlı gelir bölümü gelmek üzere bir arada sunulur. İşletme kâr veya zarar bölümünü ayrı bir kâr veya zarar tablosunda sunabilir. Bu durumda, ayrı kâr veya zarar tablosu kapsamlı gelirin sunulduğu tablodan hemen önce gösterilir.”
(d) 12 nci Paragrafı yürürlükten kaldırılmıştır.
(e) 81 inci Paragrafından önce gelen başlık aşağıdaki şekilde değiştirilmiş; 81 inci Paragrafı yürürlükten kaldırılmış; 81 inci Paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 81A ve 81B Paragrafları eklenmiştir.
“Kâr veya Zarar ve Diğer Kapsamlı Gelir Tablosu (veya Tabloları)”
“81A. Kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosunda, kâr veya zarar ile diğer kapsamlı gelir bölümlerine ek olarak aşağıdakiler sunulur:
(a) Kâr veya zarar,
(b) Toplam diğer kapsamlı gelir,
(c) Kâr veya zarar ile diğer kapsamlı gelirin toplamı olan döneme ait kapsamlı gelir.
İşletmenin ayrı bir kâr veya zarar tablosu sunması durumunda, kapsamlı gelirin sunulduğu tabloda kâr veya zarar bölümü gösterilmez.”
“81B. İşletme kâr veya zarar ile diğer kapsamlı gelir bölümlerine ek olarak, döneme ait kâr veya zararın ve diğer kapsamlı gelirin dağılımını gösteren aşağıdaki kalemleri sunar:
(a) Döneme ait kâr veya zararın;
(i) Kontrol gücü olmayan paylara ve
(ii) Ana ortaklık sahiplerine
isabet eden kısmı ile
(b) Döneme ait kapsamlı gelirin;
(i) Kontrol gücü olmayan paylara ve
(ii) Ana ortaklık sahiplerine
isabet eden kısmı.
İşletmenin ayrı bir kâr veya zarar tablosu sunması durumunda, (a) bendinde yer alan bilgiler bu tabloda sunulur.”
(f) 82 nci Paragrafından önce gelen başlık ile 82 nci Paragrafının ilk cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş; aynı paragrafın (e), (f), (g), (h) ve (i) bentleri yürürlükten kaldırılmış ve (e) bendinden sonra gelmek üzere aşağıda yer alan (ea) bendi eklenmiştir.
“Kâr veya Zarar Bölümünde veya Kâr veya Zarar Tablosunda Sunulacak Bilgiler”
“Diğer TFRS’ler uyarınca zorunlu olan kalemlere ek olarak, kâr veya zarar bölümü veya kâr veya zarar tablosu, döneme ait aşağıdaki tutarları gösteren kalemleri içerir:”
“(ea) Durdurulan faaliyetlerin toplamına ait tek bir tutar (bakınız: TFRS 5).”
(g) 82 nci Paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan başlık ile 82A Paragrafı eklenmiştir.
“Diğer kapsamlı gelir bölümünde sunulacak bilgiler”
“82A. Diğer kapsamlı gelir bölümü, döneme ait diğer kapsamlı gelir tutarlarını gösteren kalemleri sunar. Bu kalemler, çeşit esasına göre sınıflandırılır (özkaynak yöntemine göre muhasebeleştirilen iştiraklerin ve iş ortaklıklarının diğer kapsamlı gelirlerinden paylar dahil) ve diğer TFRS’lerde yer alan hükümler doğrultusunda aşağıdaki şekilde gruplandırılır:
(a) Sonradan kâr veya zararda yeniden sınıflandırılmayacaklar ve
(b) Belirli koşullar karşılandığında, sonradan kâr veya zararda yeniden sınıflandırılacaklar.”
(h) 83 ve 84 üncü Paragrafları yürürlükten kaldırılmıştır.
(ı) 85 inci Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“85. İşletme, böyle bir sunumun işletmenin finansal performansının anlaşılması açısından ihtiyaca daha uygun olduğu durumlarda, kâr veya zararın ve diğer kapsamlı gelirin sunulduğu tabloda (veya tablolarda) ek kalemler, başlıklar ve ara toplamlar sunar.”
(i) 86 ncı Paragrafının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Finansal performansın unsurlarının açıklanması için gerekli olduğu takdirde, işletme kâr veya zararın ve diğer kapsamlı gelirin sunulduğu tabloya (veya tablolara) ek kalemler ilave eder, kullanılan tanımları ve kalemlerin sıralamasını düzeltir.”
(j) 87 nci Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“87. İşletme kâr veya zararın ve diğer kapsamlı gelirin sunulduğu tabloda (veya tablolarda) ya da dipnotlarda hiçbir gelir veya gider kalemini olağan dışı kalem olarak sunamaz.”
(k) 90 ve 91 inci Paragrafları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“90. İşletme yeniden sınıflandırma düzetmeleri de dahil olmak üzere diğer kapsamlı gelirin her bir kalemiyle ilgili gelir vergisi tutarını kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosunda ya da dipnotlarda açıklar.”
“91. İşletme, diğer kapsamlı gelir kalemlerini;
(a) İlgili vergisel etkilerden arındırılmış net tutarı ya da
(b) Kalemlere ilişkin gelir vergilerinin toplam tutarını ayrı olarak tek bir kalemde göstermek suretiyle,  ilgili vergisel etkiler dikkate alınmadan önceki tutarı ile sunabilir.
İşletmenin (b) bendinde yer alan alternatifi seçmesi durumunda, söz konusu vergi tutarı sonradan kâr veya zarar bölümünde yeniden sınıflandırılabilecek ve sonradan kâr veya zarar bölümünde yeniden sınıflandırılmayacak kalemler arasında dağıtılır.”
(l) 94 üncü Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“94. İşletme yeniden sınıflandırma düzeltmelerini kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosunda (veya tablolarında) ya da dipnotlarda sunabilir. Yeniden sınıflandırma düzeltmelerini dipnotlarda sunan bir işletme, diğer kapsamlı gelir unsurlarını ilgili yeniden sınıflandırma düzeltmelerinden sonraki tutarı ile gösterir.”
(m) 97 nci Paragrafından önce gelen başlık aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosunda (veya tablolarında) ya da dipnotlarda sunulacak bilgiler”
(n) 100 üncü Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“100. İşletmelerin 99 uncu Paragrafta yer alan analizleri kâr veya zararın ve diğer kapsamlı gelirin sunulduğu tabloda (veya tablolarda) göstermeleri teşvik edilmektedir.”
(o) 115 inci Paragrafının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Örneğin, bir işletme, kâr veya zararda muhasebeleştirilen gerçeğe uygun değer değişiklikleri ile ilgili bilgilerle finansal araçların vadelerine ilişkin açıklamaları, her ne kadar ilk açıklama kâr veya zararın ve diğer kapsamlı gelirin sunulduğu tabloyla (veya tablolarla), ikinci açıklama ise finansal durum tablosuyla ilgili olsa da birleştirebilir.”
(ö) 139H Paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 139I ve 139J Paragrafları eklenmiştir.
“139I. “-””
“139J. Diğer kapsamlı gelir kalemlerinin sunumuna ilişkin yapılan değişikliklerle bu Standardın 7, 10, 82, 85–87, 90, 91, 94, 100 ve 115 inci Paragrafları değiştirilmiş, Standarda 10A, 81A, 81B ve 82A Paragrafları eklenmiş ve Standarttan 12, 81, 83 ve 84 üncü Paragrafları silinmiştir. Söz konusu değişiklikler 30/6/2012 tarihinden sonra başlayan hesap dönemlerinde uygulanır. İsteyen işletmeler bu değişiklikleri 1/7/2012 tarihinden önce başlayan hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayabilir. Bu durumda, anılan husus dipnotlarda açıklanır.”
MADDE 2 – 3/5/2009 tarihli ve 27217 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 146 Sıra no’lu Türkiye Finansal Raporlama Standartlarının İlk Uygulamasına İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 1) Hakkında Tebliğin Ek-1’inde yer alan “TFRS 1 Türkiye Finansal Raporlama Standartlarının İlk Uygulaması” Standardının;
(a) 21 inci Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“21. TMS 1 ile uyum sağlanması açısından, TFRS’lerin ilk kez uygulandığı finansal tablolarda, karşılaştırmalı bilgi içeren en az üç finansal durum tablosuna, iki kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosuna, iki ayrı kâr veya zarar tablosuna (sunuluyor ise), iki nakit akış tablosuna, iki özkaynaklar değişim tablosuna ve ilgili dipnotlara yer verilir.”
(b) 39I Paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 39J ve 39K Paragrafları eklenmiştir.
“39J. “-””
“39K. Diğer kapsamlı gelir kalemlerinin sunumuna ilişkin TMS 1’de yapılan değişiklikler ile 21 inci Paragraf değiştirilmiştir. TMS 1’de yapılan bu değişiklikler uygulandığında, TFRS 1’de yapılan söz konusu değişiklik de uygulanır.”
MADDE 3 – 16/3/2006 tarihli ve 26110 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 25 Sıra no’lu Satış Amaçlı Elde Tutulan Duran Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetlere İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 5) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan “TFRS 5 Satış Amaçlı Elde Tutulan Duran Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetler” Standardının;
(a) 33A Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“33A. TMS 1’in (Haziran 2012’de değişikliğe uğrayan) 10A Paragrafında belirtildiği üzere işletmenin kâr veya zarar kalemlerini ayrı bir tabloda sunması durumunda, durdurulan faaliyetlerle ilgili olarak tanımlanan bölüm bu tabloda gösterilir.”
(b) 44G Paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 44H ve 44I Paragrafları eklenmiştir.
“44H. “-””
“44I. Diğer kapsamlı gelir kalemlerinin sunumuna ilişkin TMS 1’de yapılan değişiklikler ile 33A Paragrafı değiştirilmiştir. TMS 1’de yapılan bu değişiklikler uygulandığında, TFRS 5’te yapılan söz konusu değişiklik de uygulanır.”
MADDE 4 – 30/1/2007 tarihli ve 26419 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 42 Sıra no’lu Finansal Araçlar: Açıklamalara İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 7) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan “TFRS 7 Finansal Araçlar: Açıklamalar” Standardının;
(a) 27B Paragrafının (c) bendinin (i) alt bendi ile (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(i) Kâr veya zararda muhasebeleştirilmiş, döneme ilişkin toplam kazanç veya kayıp tutarı ile bu tutarların kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosunun (veya tablolarının) neresinde gösterildiğine ilişkin bir açıklama;”
“(d) (c) bendinin (i) alt bendinde belirtilen, kâr veya zararda muhasebeleştirilmiş döneme ilişkin toplam kazanç veya kayıp tutarının; raporlama döneminin sonu itibariyle elde tutulan varlık ve borçlara ilişkin kazanç veya kayıplarla ilişkilendirilebilen kısmı ile söz konusu tutarın kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosunun (veya tablolarının) neresinde gösterildiğine ilişkin bir açıklama.”
(b) 44O Paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 44P Paragrafı eklenmiştir.
“44P. Diğer kapsamlı gelir kalemlerinin sunumuna ilişkin TMS 1’de yapılan değişiklikler ile 27B Paragrafı değiştirilmiştir. TMS 1’de yapılan bu değişiklikler uygulandığında, TFRS 7’de yapılan söz konusu değişiklik de uygulanır.”
MADDE 5 – 28/3/2006 tarihli ve 26122 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 31 Sıra no’lu Gelir Vergilerine İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 12) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan “TMS 12 Gelir Vergileri” Standardının;
(a) 77 nci Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“77. Olağan faaliyet kârı (zararı) ile ilgili vergi gideri (geliri) kâr veya zararın bir parçası olarak kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosunda (veya tablolarında) sunulur.”
(b) 77A Paragrafı yürürlükten kaldırılmıştır.
(c) 98A Paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 98B Paragrafı eklenmiştir.
“98B. Diğer kapsamlı gelir kalemlerinin sunumuna ilişkin TMS 1’de yapılan değişiklikler ile 77 nci Paragraf değiştirilmiş, 77A Paragrafı silinmiştir. TMS 1’de yapılan bu değişiklikler uygulandığında, TMS 12’de yapılan söz konusu değişiklikler de uygulanır.”
MADDE 6 – 1/11/2005 tarihli ve 25983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 8 Sıra no’lu Devlet Teşviklerinin Muhasebeleştirilmesi ve Devlet Yardımlarının Açıklanmasına İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 20) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan “TMS 20 Devlet Teşviklerinin Muhasebeleştirilmesi ve Devlet Yardımlarının Açıklanması” Standardının;
(a) 29 uncu Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“29. Gelire ilişkin teşvikler kâr veya zararın bir parçası olarak ayrı bir şekilde veya “Diğer Gelirler” genel başlığı altında, alternatif olarak da ilgili giderlerden düşülerek gösterilir.”
(b) 29A Paragrafı yürürlükten kaldırılmıştır.
(c) 44 üncü Paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 45 ve 46 ncı Paragraflar eklenmiştir.
“45. “-””
“46. Diğer kapsamlı gelir kalemlerinin sunumuna ilişkin TMS 1’de yapılan değişiklikler ile 29 uncu Paragraf değiştirilmiş, 29A Paragrafı silinmiştir. TMS 1’de yapılan bu değişiklikler uygulandığında, TMS 20’de yapılan söz konusu değişiklikler de uygulanır.”
MADDE 7 – 31/12/2005 tarihli ve 26040 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 13 Sıra no’lu Kur Değişiminin Etkilerine İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 21) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan “TMS 21 Kur Değişiminin Etkileri” Standardının;
(a) 39 uncu Paragrafının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(b) Gelire ilişkin teşvikler kâr veya zararın bir parçası olarak ayrı bir şekilde veya “Diğer Gelirler” genel başlığı altında, alternatif olarak da ilgili giderlerden düşülerek gösterilir.”
(b) 60F Paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 60G ve 60H Paragrafları eklenmiştir.
“60G. “-””
“60H. Diğer kapsamlı gelir kalemlerinin sunumuna ilişkin TMS 1’de yapılan değişiklikler ile 39 uncu Paragraf değiştirilmiştir. TMS 1’de yapılan bu değişiklikler uygulandığında, TMS 21’de yapılan söz konusu değişiklik de uygulanır.”
MADDE 8 – 28/10/2006 tarihli ve 26330 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 40 sıra no’lu Finansal Araçlar: Sunuma İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 32) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan “TMS 32 Finansal Araçlar: Sunum” Standardının;
(a) 40 ıncı Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“40. Gider olarak sınıflandırılmış temettüler, kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosunda (veya tablolarında), diğer borçların faizleri ile birlikte veya ayrı bir kalem olarak gösterilebilir. Bu Standart hükümlerine ek olarak, faiz ve temettülerin kamuoyuna açıklanması konusunda TMS 1 ve TFRS 7 hükümleri de dikkate alınır. Bazı durumlarda, vergisel uygulamadaki farklılıklar nedeniyle faiz ve temettülerin kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosunda (veya tablolarında), ayrı ayrı kamuoyuna açıklanması tercih edilebilir. Vergi etkilerine ilişkin açıklamalar TMS 12 uyarınca yapılır.”
(b) 97I Paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 97J ve 97K Paragrafları eklenmiştir.
“97J. “-””
“97K. Diğer kapsamlı gelir kalemlerinin sunumuna ilişkin TMS 1’de yapılan değişiklikler ile 40 ıncı Paragraf değiştirilmiştir. TMS 1’de yapılan bu değişiklikler uygulandığında, TMS 32’de yapılan söz konusu değişiklik de uygulanır.”
MADDE 9 – 28/3/2006 tarihli ve 26122 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 32 Sıra no’lu Hisse Başına Kazanca İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 33) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan “TMS 33 Hisse Başına Kazanç” Standardının;
(a) 4A Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“4A. “TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu”nun (Haziran 2012’de değişikliğe uğrayan) 10A Paragrafında belirtildiği üzere işletmenin kâr veya zarar kalemlerini ayrı bir tabloda sunması durumunda, hisse başına kazançlar sadece bu tabloda sunulur.”
(b) 67A Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“67A. TMS 1’in (Haziran 2012’de değişikliğe uğrayan) 10A Paragrafında belirtildiği üzere işletmenin kâr veya zarar kalemlerini ayrı bir tabloda sunması durumunda, adi ve sulandırılmış hisse başına kazanç 66 ve 67 nci Paragraflar uyarınca sadece bu tabloda sunulur.”
(c) 68A Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“68A. TMS 1’in (Haziran 2012’de değişikliğe uğrayan) 10A Paragrafında belirtildiği üzere işletmenin kâr veya zarar kalemlerini ayrı bir tabloda sunması durumunda, durdurulan faaliyetlere ilişkin adi ve sulandırılmış hisse başına kazanç 68 inci Paragraf uyarınca bu tabloda veya dipnotlarda sunulur.”
(ç) 73A Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“73A. 73 üncü Paragraf aynı zamanda, adi ve sulandırılmış hisse başına kazanç tutarlarına ek olarak, raporlanan bir kâr veya zarar kalemini kullanarak bu Standarda göre açıklanması zorunlu olanlar dışında hisse başına tutarlar açıklayan bir işletmeye de uygulanır.”
(d) 74B Paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 74C ve 74D Paragrafları eklenmiştir.
“74C. “-””
“74D. Diğer kapsamlı gelir kalemlerinin sunumuna ilişkin TMS 1’de yapılan değişiklikler ile 4A, 67A, 68A ve 73A Paragrafları değiştirilmiştir. TMS 1’de yapılan bu değişiklikler uygulandığında, TMS 33’te yapılan söz konusu değişiklikler de uygulanır.”
MADDE 10 – 2/2/2006 tarihli ve 26068 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 19 Sıra no’lu Ara Dönem Finansal Raporlamaya İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 34) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan “TMS 34 Ara Dönem Finansal Raporlama” Standardının;
(a) 8 inci Paragrafının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş; aynı bendin (i) ve (ii) alt bentleri yürürlükten kaldırılmıştır.
“(b) Özet kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosu veya tabloları,
(b) 8A Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“8A. TMS 1’in (Haziran 2012’de değişikliğe uğrayan) 10A Paragrafında belirtildiği üzere işletmenin kâr veya zarar kalemlerini ayrı bir tabloda sunması durumunda, ara dönem özet bilgi bu tabloyla sunulur.”
(c) 11A Paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“11A. TMS 1’in (Haziran 2012’de değişikliğe uğrayan) 10A Paragrafında belirtildiği üzere işletmenin kâr veya zarar kalemlerini ayrı bir tabloda sunması durumunda, adi ve sulandırılmış hisse başına kazanç tutarları bu tabloda sunulur.”
(ç) 20 nci Paragrafının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(b) Cari ara döneme ilişkin kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosu (veya tabloları) ve cari yıla ilişkin hesap dönemi başından ara dönem sonuna kadar kümülatif bilgileri içeren kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosu (veya tabloları) ile aynı ara dönemlere ilişkin karşılaştırmalı bilgilerin sunulduğu kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tabloları (hem cari döneme ilişkin hem de cari yıla ilişkin hesap dönemi başından ara dönem sonuna kadar kümülatif bilgileri içeren tabloları). TMS 1’de (Haziran 2012’de değişikliğe uğrayan) izin verildiği üzere, bir ara dönem raporda, her bir dönem için tek bir kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosu ya da kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tabloları sunulabilir;”
(d) 49 uncu Paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan 50 ve 51 inci Paragraflar eklenmiştir.
“50. “-””
“51. Diğer kapsamlı gelir kalemlerinin sunumuna ilişkin TMS 1’de yapılan değişiklikler ile 8, 8A, 11A ve 20 nci Paragraflar değiştirilmiştir. TMS 1’de yapılan bu değişiklikler uygulandığında, TMS 34’te yapılan söz konusu değişiklikler de uygulanır.”
MADDE 11 – Bu Tebliğ 30/6/2012 tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. İsteyen işletmeler bu Tebliği 1/7/2012 tarihinden önce başlayan hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayabilir. Bu durumda, anılan husus dipnotlarda açıklanır.
MADDE 12 – Bu Tebliğ hükümlerini Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanı yürütür.

Denetim sonucunda denetçi finansal tablolar için olumlu görüş vermezse yönetim istifa edecek

Bağımsız denetçiler; anonim şirketlerde olduğu gibi, “Olumlu Görüş”, “Sınırlandırılmış Olumlu Görüş” veya “Olumuz Görüş” verebilecekler. Şirket defterlerinde, denetlemenin uygun bir şekilde yapılmasına ve sonuçlara varılmasına olanak vermeyen ölçüde belirsizliklerin bulunması veya şirket tarafından denetlenecek hususlarda önemli kısıtlamaların yapılması halinde bağımsız denetçi görüş vermekten kaçınabilecektir.

Olumsuz görüş yazılan veya görüş verilmesinden kaçınılan durumlarda genel kurul, söz konusu finansal tablolara dayanarak, özellikle açıklanan kâr veya zarar ile doğrudan veya dolaylı bir şekilde ilgili olan bir karar alamayacaktır. Bu hâllerde müdür veya müdürler kurulu, görüş yazısının kendisine teslimi tarihinden itibaren dört iş günü içinde, genel kurulu toplantıya çağıracak ve görevinden toplantı gününde geçerli olacak şekilde istifa edecektir.

Genel kurul yeni bir müdür veya müdürler kurulu seçecek ve yeni müdür veya müdürler kurulu altı ay içinde, kanuna, esas sözleşmeye ve standartlara uygun finansal tablolar hazırlatıp, bunları denetleme raporu ile birlikte genel kurula sunacaktır. Sınırlı olumlu görüş verilen hâllerde genel kurul, gerekli önlemleri ve düzeltmeleri de karara bağlayacaktır.


ikinci el eşya  | 2.el eşya alan yerler
escort bayan escort bayan escort bayan Ankara halı yıkama