SGK Malzeme Katılım Payı Geniş Açıklama

 

Bu açıdan, yalın üretimde İsveç deneyimi farklıbir uygulama olarak değerlendirilmektedir. İsveç’te ekonomik krizin işyerlerine esnekleşme zorunluluğu gereği olarak yansımasıyla birlikte, sendikaların işverenin yalın üretim uygulamalarıhastane randevu ile ilgili önerilerini kabul etmekten başka bir seçeneği kalmamıştır. Bu öneriler toplu sözleşme pazarlıklarında işyeri bazında esnekleşme ihtiyacınıkarşılamak üzere ekip çalışmasıve rotasyonu içermekteydi. Sendikaların işverene göre hastane randevu

konjonktürel olarak daha edilgin durumda olmasına rağmen, İsveç’in güçlü sendikal geleneklerinin etkisi ile; a) işyerlerinde çalışanlar arasında Japon tarzına göre daha dayanışmacıbir ilişki kurulması, b) ücretlerin daha dayanışmacı bir şekilde belirlenmesi ve c) işhızının daha düşük tutulması, sendikal hedefler arasına girebilmiştir. Diğer yandan, İsveç hastane randevu sendikalarının, işin zenginleşmesi veya kuralların çalışanlarla ortak olarak belirlenmesi koşuluyla, esnek işnormlarına bir itirazıolmamıştır (Thompson ve Sederlad, 1994:245-248).

 

Japon şirketlerinin diğer ülkelerdeki yalın üretim uygulamalarında bu özgül sistemin özünden çok sapamayacaklarısgk borç sorgulama ortadadır. Ancak, sendikaların daha güçlü olmasının sistemi emekçiler açısından daha yaşanabilir hale getirdiği de bir gerçektir. Hiyerarşinin daha az katıolması, işörgütlenmesinin daha dayanışmacıolmasıburadan kaynaklanmaktadır Yalın üretimin sendikalara etkisini ele alırken, öncelikle değerlendirilmesi gereken konu, işçilerin üretimden gelen sgk borç sorgulama güçlerinin artmışolup olmamasıdır. Daha önceki bölümlerde açıklandığıgibi, üretim sürecinin işleyişinin çok hassas noktalarda işçilere bağımlıhale gelmişolması, onların pazarlık güçlerini yükseltici bir faktör olarak değerlendirilebilir. “Kaizen” olarak adlandırılan sürekli iyileştirmeye dayanan sürecin, gerçekten bir yerde başlayıp biten bir süreç olmayışı, sgk borç sorgulama işçilerin sürekli dikkat, merak, çaba ve yaratıcıemeklerine duyulan ihtiyacın dönemsel değil, yapısal olduğu anlamına gelmektedir. Böylesi bir süreçte, işçilerin üretimi aksatma güçleri de yeniden tarif edilebilir.

 

Japon işverenler, işçilerin grev yaparak üretimi geçici olarak durdurmalarından fazla endişeye kapılmadıklarınıve bu ne zaman emekli olurum kayıplarıtelafisi mümkün kayıplar olarak değerlendirdiklerini, ancak işçilerin öneri getirmeyi, yaratıcıemeklerini ve dikkatlerini üretimde seferber etmeyi durmalarıhalinde Japon sanayiinin çökeceğini söyleyebilmektedirler. Bu anlamda yalın üretimin sendikal hareket açısından değerlendirilmesi gereken en önemli özelliklerinden birinin işçilerin üretimden ne zaman emekli olurum gelen güçlerinin, dolayısıyla pazarlık güçlerinin artmasıolduğu söylenebilir (Herlitzius,1995; Kern ve Schumann, 1985; Jürgens, 1987; Brödner,1985; Womack ve diğerleri, 1990).

Yalın üretim ile ortaya çıkan bir başka gelişme ise, bu sistemin işçilerinin Fordist emek sürecinde olduğu gibi yerlerinin kolayca bir başkasıile değiştirilebilecek özellikler taşımamasıdır. Sistemin ihtiyaç duyduğu motive olmuş, işletmesiyle bütünleşmişişçi profilini oluşturabilmek için, onlara asgari düzeyde işgüvencesi vermenin gereğine inanılmaktadır. Aksi ne zaman emekli olurum takdirde Japonya’da olduğu gibi işçiyi işe bağlıyacak makro düzeyde başka sosyo-ekonomik dinamiklerin (yan sanayide

işbulabilme, emeklilik ve sosyal güvenlik haklarında sınırlılıklar gibi…) harekete geçirilmesi gerekmektedir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir